Ignorance, Arrogance, or Self-Awareness?

by Selim Yeniçeri

 

“Don’t be too modest, or they will think it’s real.”

This is an old saying, and I believe there is a deep wisdom in it.

Most of us – at least, those who had a good parenting – were taught to be modest while growing up. But the problem is that we live in a world pumped by non-stop capitalist commercialism, which makes people care about appearances most.

One of the problems this situation creates is that more often than not, ignorant people, mostly just because of appearances again, tend to patronize those who are really well educated, and highly cultured.

Two psychiatry experts came up with a theory about 10 years ago:

“Ignorance, opposite to real knowledge, makes one more self-confident.”

Then they started to research this topic. After various physical and mental tests and studies, these were the findings:

* Unqualified people can’t realize how unqualified they are.

* Unqualified people tend to overemphasize their qualifications.

* Unqualified people are incapable of recognizing the qualifications of real qualified people.

 

Screen Shot 2016-05-26 at 12.17.31 PM

Image 1. Qualified vs. Unqualified.  If these same unqualified people mentioned in the above paragraph are trained in some areas, only then will they begin to realize how unqualified they are.

 

Another study was made among Cornell University students, and they were asked to answer a classical exam question: “How was it?”

Those who couldn’t even answer 10 % of the questions came up with “astounding” self-confidence. They thought they answered 60 % of the questions right; moreover, they claimed that if they were on a “good day,” they could answer 70 % of the questions.

On the other hand, those who answered 90 % of the questions right were the “most modest” subjects; they thought they answered only 70 % of the questions correctly!

Continue reading Ignorance, Arrogance, or Self-Awareness?

Lütfen…/Please…

by Selim Yeniceri

Profilimde yazdığı gibi, sanat dünyasına katıldığımda daha 8 yaşımdaydım. Daha çocuk yaşlarımdan itibaren Suna Pekuysal, Sacide Keskin, Gazanfer Özcan, Raik Alnıaçık, Hayri Çalkılıç gibi sanatçı veya sanat çevresinden ve sanat dünyasının kilometretaşlarından olan dev ustalarımızın tornasından geçerken öğrendiğim en önemli şeylerden biri, kitlemize karşı saygılı olmaktı ki bu benim de genlerime işlenen bir düstur oldu.

 

05022016 SelimRadioBroadcastBlue

 

Ne var ki son birkaç haftadır siz sevgili ve değerli okurlarımdan bazıları bir konuda beni üzmeye başladı. Saygı karşılıklı bir kavramdır ve biz kitlenin de sanatçıya karşı saygılı olması gerekir diye öğrendik. En azından, bu karşılıklı saygının dozunu sanatçının kendisi belirlediğinden, bazı noktalara parmak basma zorunluluğu duydum.

Kendimi bildim bileli resim, illüstrasyon ve çizgiroman çalışmaları yapmaya devam ederken, 8 yaşımda TRT’de başlayan oyunculuk ve seslendirmenlik kariyerimi daha sonra müzik izledi. Lise yıllarımın başlarında daha bilinçli ve profesyonelce ele almaya başladığım bu alan, rock müziğin de yüreğimde yaktığı alevle diğer hepsinin üzerine çıktı ve 14 yaşımdan itibaren gitar çalmaya başladım. Zamanla buna gitarın çeşitli türleri ve klavye de eklendi. Türkiye’nin ilk Heavy Metal gruplarından biri olan Angel Force’u kurduğumda daha 18 yaşımdaydım. Onun ardından kendi ülkemde Royal ve Trip, Filipinler’de The Diamonds olmak üzere üç grupta daha ve daha büyük ölçüde solo olarak Heavy Metal, Hard Rock, Senfonik Hard’n Heavy, R&B, Pop Rock tarzında yıllarca müzik yaptım.

Ancak sonuçta bu tür müzikler ülkemizde pek para kazandırmayan türler. 2000 yılında kayıtlarını tamamladığım ilk albümüm “Kralların Yolu” da 2001 yılındaki küresel ekonomik krize kurban gitti. Dolayısıyla 2002 yılında ilk eşimle evlendiğimde ve Türkiye’ye geri döndüğümde, bir ev geçindirmenin sorumlulukları omuzlarıma binince ve üç yıl sonrasında sevgili oğlum da bize katılınca, 1998 yılında başladığım kitap çevirmenliği kariyerime ve yayıncılık piyasasındaki pozisyonuma daha profesyonelce odaklanmam kaçınılmaz oldu. Gerisi, dedikleri gibi, tarih. Yaradan’ın izniyle, 300’ün üzerinde çeviriye imza atarak ülkenin en tanınan çevirmenlerinden biri oldum. Bu süreçte hepsinin baskıları tükenen 2 roman (“Enigma” ve “Kralların Yolu”), 1 İngilizce eğitim seti (“Dünyanın Ortak Dili İngilizce”) ve 1 kişisel gelişim kitabı (“Komplekssiz Yaşam”) yazdım. Çeviri ve kendi kitaplarımın toplam satışı 3 milyonu geçti. Bu başarılarımdan dolayı çok mutluyum, gururluyum ve siz okurlarımı çok seviyorum. Desteklerinize, beğenilerinize, takdirlerinize çok teşekkür ediyorum, minnettarım.

 

Sevgili arkadaşlarım ve kardeşlerim;

  • Öncelikle, bir kitabın ne zaman yayınlanacağı sorusunun cevabını, birlikte çalıştığı yayıncının gizlilik politikasına saygısından dolayı, çevirmen veremez. Bu soruyu yayıncı cevaplamıyorsa, yazara ya da çevirmene sormamalısınız.
  • Bir sanatçının Facebook’da sayfasının olmasının amacı, elbette ki kitlesiyle iletişim halinde olmaktır. Ancak o sanatçıyla iletişim kurarken, siz onun adını her yerde görseniz bile onun sizi kişisel olarak tanımayabileceğini unutmamalı, dolayısıyla ifadelerinize dikkat etmelisiniz.
  • Daha kişisel seviyede, ben sadece çevirmen değilim, çevirmenlik çalıştığım alanlardan biri. Burada, profilimdeki bilgilerin gözden kaçmış olabileceğini düşünerek yalnızca açıklık getirmek amacıyla ilk ve son kez yazıyorum: Kitap çevirmeni, yazar, blogger, illüstratör ve müzisyenim. Kişisel sayfam çalıştığım alanların hepsini kapsıyor ve seslendiğim kitle sadece Türkiye değil; kişisel web sitemin 25 ülkede, aralarında çok başarılı ve dünyaca ünlü yazar ve sanatçıların da bulunduğu on binlerce takipçisi var ve makalelerimi bu yüzden iki dilde yazıyorum. Dolayısıyla lütfen sorularınızı bana iletirken o sayfayı takip eden yerli ve yabancı kitleyi de düşünerek özel mesajdan yazın.

1998’ den bu yana, yani neredeyse 20 yıldır kitap çevirmenliği yapıyorum ama şimdilerde kendisi de ünlü bir yazar ve blogger olan nişanlım Dr. Margaret Aranda’nın teşvikleriyle müziğe geri dönüyorum. “Second Coming” adında, sonbaharda uluslararası pazarda satışa çıkması planlanan enstrümantal bir Senfonik Hard’n Heavy albümü hazırlıyorum. Bundan sonra çevirmenliğe sadece ilk çıkış alanım olduğu için devam edeceğim ve çalışmalarımı muhtemelen sadece birlikte çalışmaktan hem büyük zevk aldığım hem de çok gurur duyduğum Pegasus Yayınları’yla sürdüreceğim ama zamanımın büyük bölümünü Hollywood’da film müzisyenliğine ve kendi uluslararası müzik, kitap ve blog çalışmalarıma ayırmayı planlıyorum. Sizlerden ricam, Facebook sayfamın ve sitemin bu sözünü ettiğim platformlarda bayrağımızı taşıdığını unutmadan benimle iletişiminizi sürdürmenizdir.

Saygılarımla ve teşekkürlerimle…

11889552_876154539128474_3344637086746541122_n

Selim Yeniçeri

__________________________________________________________________________

Please…

As it is written in my biography, I was just 8 years old when I joined the world of music and art. Beginning from my childhood, shaping my artistic identity and standing under the guidance of the giant artists and people from world of art, like Suna Pekuysal, Sacide Keskin, Gazanfer Özcan, Raik Alnıaçık, and Hayri Çalkılıç, one of the most important things I’ve learned was to be respectful towards our audience, which penetrated through my DNA as a principle.

05022016 SelimRadioBroadcastBlue

Selim Yeniçeri with KidsWorld Radio. Immersed in radio and music since age 8, the versatile and genius mind of Selim Yeniçeri (third from your left, standing in blue jeans) encompasses not just translations, but also radio, art, guitar, Rock’n Roll, helping the poor, and being a role model for teens. He will debut on Grassroots Talk Radio in Los Angeles, California later on this year as a part-time Talk Radio Host. His dreams are far-reaching and never-ending, as he wants yours to be.

 

 

However, in the last few weeks, some of my dearest readers began to sadden me. Respect is a two way notion, and we’ve learned that the audience should be respectful to the artist, too. At least, since the artist determines the level of this respect, I feel the necessity to emphasize some points here.

Since my early childhood, I’ve been making illustrations, painting, and doing comics. I began my career as a stage and dubbing actor when I was 8 years old, and then music followed it. This field, which I began to work on more consciously and professionally, went higher than the rest with the flame that Rock’n Roll Music lit in my heart. I began to play guitar when I was 14. Eventually, various kinds of guitar and keyboard joined in. I was only 18 years old when I founded “Angel Force,” one of the earliest Heavy Metal bands in Turkey. Then I kept working on music with three more bands – Royal and Trip in Turkey, and The Diamonds in Philippines – and more heavily as solo, making Heavy Metal, Hard Rock, Symphonic Hard’n Heavy, R&B, and Pop Rock, playing for years.

However, these kinds of music don’t help you make enough money in Turkey. My first album “Road of The Kings,” which I completed the recordings in 2000, was a victim of the global financial crisis in 2001.

Therefore, when I married my first wife and got back to Turkey in 2002, with the responsibility of paying bills, and with the arrival of my dearest son three years later, it was inevitable for me to focus more professionally on my book translation career and my position in the publishing industry that I started in 1998. The rest is, as said, history. With God’s help, I became one of the well-known translators in my native land. In this process, I wrote 2 novels (“Enigma” and “Road of The Kings”), 1 English teaching set (“English-The Common Language of The World”) and 1 inspirational book (“Life Without Complexes”). My translations and my own books sold more than 3 million copies, total. I’m extremely happy and proud for this success, and I love all of my readers. I’m deeply grateful to your support and encouragement.

But lately, I began to get the same questions over and over again through private messages: “When will this or that book be published, when will the translation be completed, or is it done already?” Some of them are really expressed in a respectful, even shy manner (I thank those for their kindness), but also there are some who wrote as if I’m their first degree cousin. And just a few days ago, a few readers wrote on the wall of my personal Facebook page. Therefore, I feel the necessity to explain some points here.

 

My dear friends, brothers, and sisters:

  • First of all, due to the respect for the secrecy policy of the publisher he or she works with, a translator can’t answer about the date of release of any book. If the publisher doesn’t answer this question, you shouldn’t ask to author or the translator.
  • The purpose of an artist to have a personal page on Facebook is, of course, to be in touch with their audience. However, while communicating with that person, you should remember the fact that even if you see their name everywhere, they may not know you personally, so you should be careful about your manners.
  • At a more personal level, I’m not only a book translator; book translation is one of the areas I work in. Considering the fact that it might be overlooked in my biography, I want to emphasize for the first and last time here: I’m a book translator, author, blogger, illustrator, and a musician. My personal Facebook page is about all these areas, and my audience is not limited with Turkey; my personal website has dozens of thousands followers, some of them very successful and worldwide famous authors and artists. That’s why I write my articles in both languages. Therefore, when you want to write to me, please do it with private messages, remembering the domestic and foreign audience who follow the page, too.

Since 1998, meaning for almost 20 years, I’ve been working as a book translator mostly, but nowadays, with the encouragement from my fiancée Dr. Margaret Aranda, who is a famous author and blogger herself, I’m getting back to guitar and music (see HOME Page and Original Music, please), and preparing an instrumental Symphonic Hard’n Heavy album titled “Second Coming,” which is planned to be in the international music markets.

So, since it is the source where I got my first real professional success, I will continue to my book translation career, and most probably I’ll keep working with Pegasus Publishing, whom I enjoy and am proud of working with. However, I’m planning to focus the bigger part of my time and energy on musical compositions for Hollywood movies, and my own personal music, writing, art, painting, radio, and blogging works! Quite exciting, right?

My request of you is that you to keep in touch with me for the latest updates for surely, we will be taking a grand ride together! And please know that my Facebook Page, and my web site carry our national flag in all these platforms.

With deep respect, and gratitude…

 

11889552_876154539128474_3344637086746541122_n

Selim Yeniçeri

Self-motivation, Expression of All Your Talent

Skip to toolbar